Türkiye’deki Doğal Anıtlar

6 days ago written by

 

Türkiye’deki doğal anıtlar, her yıl dünyanın her yerinden gezginleri kendine çekiyor. Örneğin Pamukkale Travertenleri, Türkiye’nin en turistik noktaları arasında yer alıyor. Bulunduğumuz coğrafya gereği ülkemizin dört bir köşesine yayılmış bu doğal güzellikler, doğanın milyonlarca yıllık çalışması ile ortaya çıkmış.

Peki, nedir bu doğal anıtlar? Dünyaca ünlü bir turizm bölgesi olmamızı sağlayan doğal güzelliklerimiz nasıl oluştular?

Doğal Anıt Nedir?

Doğal anıt, coğrafyada görülmeye değer kaya, mağara, kaynak ve orman gibi doğa varlıkları olarak tanımlanıyor. Yani doğal anıtlar, insan eliyle oluşmamış, doğanın içinde belirli bir zaman içerisinde ortaya çıkan ve insanlar tarafından görülmeye değer bulunan yeryüzü şekilleri.

Mesela çok yaşlı ağaçlar ya da derin bir mağara doğal anıt olabilir. Belki de bir şelale. Ülkemizde de bunlardan çok var. Mutlaka görülmesi gereken Türkiye’nin güzellikleri ile yazımıza devam ediyoruz.

1- Pamukkale Travertenleri

Türkiye sınırları içerisinde doğal süreçler ile meydana gelen en önemli turistik merkezlerden biri olan Pamukkale Travertenleri, Turizm Bakanlığı’nın çalışmaları doğrultusunda hem sit alanı olarak koruma altına alınmış hem de Hierapolis Antik Kenti’yle beraber UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer almıştır.

400 bin yıl önce meydana gelen bir dizi depremle, Büyük Menderes havuzunda termal suların oluşturduğu travertenleriyle eşsiz bir manzaraya sahip olan Pamukkale, ziyaretçilerine görsel bir şölen sunuyor.

Kalsiyum karbonatla doymuş olan su, güneşin altında buharlaşıyor. İlk etapta ortaya çıkan jel halinde beyaz travertenlerin pamuksu görüntüsünün ardından yapı katılaşarak yüzeyi kristalleşmiş kayalara dönüşüyor.Yeraltından çıkan mineral bakımından zengin sularla beslenen doğal havuzlardan oluşan Pamukkale, sıcaklığı 35 ila 100 C arasında değişen 17 su kaynağı ile mutlaka görülmesi gereken bir doğal anıt. Üstelik buraya her mevsim gidilebilir.

1988’den bu yana UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Pamukkale, Hierapolis Antik Kenti ile iç içe. Yalnızca ülkemizin değil dünyanın da en önemli antik kent bölgelerinden olan Hierapolis Antik Kenti, tıpkı travertenler gibi UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alıyor. Bergama Krallığı’nın günümüze bıraktığı eşsiz antik miras, kurulduğu MÖ 197’de bile termal kaynakları ve şifalı özellikleriyle ünlüydü.

İsmini içinden termal suların ve kendisine yaklaşan canlıların ölümüne neden olan gazın (karbondioksit) çıktığı bir mağaranın varlığından alan Hierapolis, “Kutsal Kent” anlamına geliyor. MÖ 133’te ve MS 60’ta yaşanan depremler, dünyanın tapınaklarıyla tanıdığı kenti yıkmışsa da daha sonra Romalılar tarafından tekrar inşa edilmiş.

 

2- Nemrut Dağı Milli Parkı

Malatya Pütürge’nin Büyüköz köyü ile Adıyaman’ın Kahta sınırları içerisinde yer almaktadır. Kommagene Kralı I. Antiochos’un tanrılara ve atalarına minnettarlığını göstermek için, 2150 metre yüksekliğindeki Nemrut Dağı yamaçlarına yaptırdığı mezarı, anıtsal heykelleri ve benzersiz manzarası ile Helenistik dönemin en görkemli kalıntılarından birisidir. Anıtsal heykeller doğu, batı ve kuzey teraslarına yayılmıştır. İyi korunmuş durumdaki dev heykeller kireçtaşı bloklarından yapılmış ve 8-10 metre yüksekliktedir.

Eski çağlarda “Kommagene” olarak anılan bölgede I. Mithradates tarafından bağımsız bir krallık kurulmuş, krallık onun oğlu I. Antiochos (M.Ö. 62-32) döneminde önem kazanmıştır. M.S. 72 yılında Roma’ya karşı yapılan savaşın kaybedilmesinin ardından krallığın bağımsızlığı sona ermiştir.

Nemrut Dağı doruğu yerleşme yeri olmayıp Antiochos’un tümülüsü ve kutsal alanlardır. Tümülüs, Fırat Nehri geçitlerine ve ovalarına hakim bir noktadadır. Kralın kemiklerinin yada küllerinin ana kayaya oyulmuş odaya konulduğu ve 50 metre yüksekliğinde, 150 metre çapındaki Tümülüs ile örtüldüğü düşünülmektedir.

Doğu ve batı teraslarında Antiochos ile tanrı-tanrıça heykellerinin yanı sıra aslan ve kartal heykelleri bulunmaktadır. Batı terasında eşsiz bir aslanlı horoskop yer almaktadır. Heykeller Helenistik, Pers sanatı ve Kommagene ülkesinin özgün sanatı harmanlanarak yontulmuştur. Bu anlamda Nemrut Dağına “batı ve doğu uygarlığının köprüsü” denebilir.
Nemrut’a Malatya-Pütürge-Tepehan yolu üzerinden yaklaşık 100 kilometrelik yolu izleyerek ulaşılmaktadır.

3- Kapadokya – Göreme Tarihi Milli Parkı

 

Ülkemizin en ünlü doğal anıtlarından Kapadokya doğanın milyonlarca yıl boyunca özenle çalışarak ortaya çıkardığı bir eser olan peribacaları ile insanı masalsı bir yolculuğa davet ediyor. Bu günkü Kapadokya Bölgesi Nevşehir,Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerinin kapladığı alandır. Daha dar bir alan olan kayalık Kapadokya Bölgesi ise Uçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresinden ibarettir.

Kayalara oyulmuş geleneksek Kapadokya evleri ve güvercinlikler yörenin özgünlüğünü dile getirirler. Bu evler 19. yüzyılda yamaçlara ya kayaların yada kesme taştan inşa edilmişlerdir.

Bölgenin tek mimarı malzemesi olan taş yörenin volkanik yapısından dolayı ocaktan çıktıktan sonra yumuşak olduğundan çok rahat işlenebilmekte ancak hava ile temas ettikten sonra sertleşerek çok dayanaklı bir yapı malzemesine dönüşmektedir.Kullanılan malzemenin bol olması ve kolay işlenebilmesinden dolayı yöreye has olan taş işçiliği gelişerek mimari bir gelenek halini almıştır. Gerek avlu gerekse ev kapılarının malzemesi ahşaptır.

Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peribacaları’nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine evler, kiliseler ve manastırlar oymuş bunları fresklerle süsleyerek binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu’nun da önemli kavşaklarından biridir.

Kapadokya, Pers dilinde Güzel Atlar Ülkesi anlamına geliyor. Bu güzel ülke, dünyada daha önce gördüğünüz hiç bir yere benzemeyen bir coğrafyaya sahip. Bu nedenledir ki her yıl dünyanın dört bir tarafından yüz binlerce ziyaretçi alıyor.

 

4- Damlataş Mağarası: Türkiye’nin Güzellikleri

 

Damlataş Mağarası, Alanya ilçesinde bulunan en turistik doğal anıtlardan biri olarak özellikle yaz döneminde meraklılarını kendine çekiyor.

Kireçli suyun oluşturduğu sarkıt ve dikitlerle sıra dışı bir manzara sunan Damlataş Mağarası, 1948 yılında bir mühendis tarafından tesadüfen bulunmuş. Günümüzde buraya giriş ücretli. Ziyaret etmeyi düşünürsen aklında olsun. Ayrıca astımlıların iyi hissetmelerini sağladığı düşünüldüğü için mağara, sabahları 06.00 – 10.00 arasında astım hastalarına özel olarak açılır.

5- Cennet ve Cehennem Mağaraları: 

 

Türkiye’deki doğal anıtlar için çıktığımız yolculuğumuza Cennet ve Cehennem Mağaraları ile devam ediyoruz. Mersin’in Silifke ilçesinde bulunan Cennet Cehennem Mağaraları, aynı zamanda çökük olarak da ile anılıyor; çünkü doğal oluşum nedenlerinden biri çökme.

Cennet Mağarası, yeraltı deresinin açtığı kimyasal erozyon sonucunda oluşmuş. Mağaranın içinden bir akarsu geçiyor ve ayrıca mağara yemyeşil bitki örtüsüne sahip. Burada ayrıca 5. yy civarlarında yapılan tarihi bir kilise de var. Aziz Pavlus tarafından Meryem Ana’ya ithafen yapılan bu kilise, dini yapıların atmosferini sevenlere bir keşif seçeneği sunuyor.

Cennet Mağarası’na yaklaşık 452 basamaktan oluşan bir merdivenle iniliyor. Bu merdiven, Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilmiş.

Cennet Mağarası’nın 75 m yakınlarında yer alan Cehennem Mağarası ise sadece özel ekipmanlarla girilebilen bir mağara. Burası da aynı şekilde zeminin erozyona uğraması ile oluşmuş. İsteyenler yukarıda bulunan teras üzerinden mağaranın içini izleyebiliyor.

6- Tortum Şelalesi

 

Erzurum’da yer alan Tortum Şelalesi, 48 metre yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek şelalelerinden biri konumunda. Şelalenin hemen karşısında bir teras var. Şelaleyi izlemek için oluşturulmuş teras, bu güzel doğa manzarasının tadını çıkarmak isteyenleri bir araya getiriyor.

Şelalenin en coşkun zamanlarına şahit olmak için ziyaretini bahar aylarına denk getirmen yeterli. Ayrıca çevrede görülebilecek birçok doğal güzellik de mevcut.

7- Manavgat Şelalesi:  

 

Manavgat Çayı üzerinde bulunan Manavgat Şelalesi, içerisinde bulunan turistik tesisleri ve doğa harikası yerleri ile huzur dolu bir gün geçirmek için gidilebilecek rotalardan.

Manavgat Şelalesi çok büyük bir şelale olmayabilir, ama bahar aylarında burada akan suyun sesi eşliğinde çay yudumlamak kesinlikle deneyim sahibi olmak çok güzel bir duygu. 4 Metre yüksekliğindeki şelale, aynı zamanda su sporları yapılan bir yer.

8- Ölüdeniz

 

2006 yılında dünyanın en güzel kumsallarından biri seçilen Ölüdeniz, Muğla’nın Fethiye ilçesinde yer alıyor. Kapalı bir koy olarak turkuaz renkli sulara ve altın renkli sahillere sahip. Muğla’nın en turistik yerlerinden biri olarak sayılan Ölüdeniz, Türkiye’deki doğal anıtlar yolculuğunda mutlaka durulması ve içinde yüzülmesi gereken bir durak.

Ayrıca Fethiye’de gezilecek yerler oldukça fazla. Ölüdeniz tatiline çıkmayı planlıyorsanız rezervasyonlarını erkenden yapmayı unutmayın. Burası çok rağbet gördüğü için yer bulma ihtimaliniz çok az bulunmaktadır.

9- Van Gölü: 

 

Nemrut Dağı’nda gerçekleşen bir volkan patlaması sonucu ortaya çıkan Van Gölü, bir volkanik set gölü olma özelliğini taşıyor. Üzerinde bulunan dört adası ile Türkiye’deki doğal anıtlar listesinde mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer alan bu göl, sahip olduğu tuz seviyesi sayesinde çok soğuk zamanlarda bile donmuyor.

Akdamar, Kuş, Çarpanak ve Adır Adalarının bulunduğu Van Gölü’nde bu adalara ulaşmak için tekne seferleri düzenleniyor. Van’a özgü Doğu mutfağı da bu keşfe lezzet katıyor.

 

10- Cilo Dağı, Sat Buzul Gölleri

Türkiye’deki doğal anıtlar keşif gezimize bir doğa harikası ile devam ediyoruz. Hakkari’de bulunan Cilo Dağı, Sat Buzul Gölleri ile pek meşhur. Burada ayrıca Doğa Sporları Festivali de düzenleniyor. Meraklılarına duyurulur!

Türkiye‘de kamp yapacak alanlar arasında yer alan Sat Buzul Gölleri, bulutları tıpkı bir ayna gibi yansıtan suları ve yaz aylarında açan dağ çiçekleri ile tam bir doğal şölen sunuyor.

 

Article Categories:
Yerler

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *