Mardin Hakkında Bilinmesi Gerekenler

1 month ago written by

Mardin ili, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Dicle bölümünde yer alan bir ildir.

Suriye ile sınır komşusudur.

Mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğunun şiirsel kentlerinden biridir. Mardin farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler barındırmaktadır. Mardin, İpek Yolu güzergahında olup, ilde beş han ve bir kervansaray mevcuttur.

Mardin ismi hakkında değişik rivayetler vardır. Kelimenin Farsça, Yunanca, Arapça ve Süryanice olduğu söylenmektedir.

Bir dağın tepesinde kurulmuş olan Mardin, Yukarı Mezopotamya‘nın en eski şehirlerinden biridir.M.Ö.4500’ den başlayarak klasik anlamda yerleşim, gören Mardin, Arami Süryani öz yeridir. Arami/Süryani Subari, Sümer, Akad, Babil, Mitanniler, Asur, Pers, Bizans, Araplar, Selçuklu, Artuklu, Osmanlı Dönemi‘ne ilişkin bir çok yapıyı bünyesinde harmanlayabilmiş önemli bir açık hava müzesidir.

 

Mardin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde en dikkat çeken, en ilgi gören şehirlerden biridir. Kültür turları denildiğinde Mardin Midyat her zaman ön plandadır. Camileri, kiliseleri, türbeleri ve en önemlisi özgün mimarisi ile her zaman ilgileri üzerine çekmiştir.

Mardin Kalesi ilk ziyaret edilmesi gereken yerlerdendir.

 

Daha sonrasında Zinciriye Medresesi

Zinciriye (Sultan İsa) Medresesi Mardin’de hüküm süren son Artuklu Sultanı Melik Necmettin İsa bin Muzaffer Davud bin El Melik Salih tarafından 1385 yılında yaptırılmıştır.

Ulu Camii görülme listesine alınmalıdır.

Artuklu Dönemi mimari örneklerinden, dilimli kubbesi ve minaresiyle Mardin’in sembolü olan Mardin Ulu Camii kayıtlara göre iki minareli inşa edilmiştir. Caminin bugün mevcut olan tek minaresinin kare kaidesindeki yazıt, yapım tarihini 1176 olarak vermektedir, fakat bugünkü minare 1888/1889 yıllarında yeni ve elektik bir üslupla yapılmıştır. Bazı Süryani yazarlar kiliseden çevrildiğini söylerler. Yapı kiliseden çevrilmemiş olsa bile, yerinde eski bir kilisenin bulunması muhtemeldir.

Meryem Ana Kilisesi

Cumhuriyet Meydanında, müzenin hemen yanında bulunan kilise, Süryani Katolik Cemaati‘ne aittir. 1986 yılında Antakya Patriği İgnatios Antuhan Semheri tarafından yaptırılan kilisede kemer, yuvarlak taş sütunlar ve avluda korkuluklar yer alır. Patriğin oturma yeri ile İncil vaiz yeri, üzüm salkımlı motiflerle süslenmiştir. Patrikhane, 1895 yılında inşa ettirilmiştir.

Mardin Müzesi

Mardin Müzesi, yörenin tarihsel ve kültürel zenginliklerini yansıtan, arkeolojik ve etnografik koleksiyonlara sahiptir.

Elbette ki Mardin evleri mutlaka görülmelidir.

Güneydoğu Anadolu bölgesinin farklı bir yapılaşma gösteren yerleşim şehirlerinden biri de Mardin’dir. Doğudan batıya doğru 2500 km uzunluğunda, Masius (Mazı) dağlarının güney yamaçlarında ve 500 metre genişliğinde bir alana kurulan Mardin şehrinin evleri, kaleden bakıldığı zaman birbiri üstüne yığılmış gibi görünmektedir. Mardin’in doğal konumundan kaynaklanan bu sıkışık yapılaşma, şehre kendine has bir görünüm kazandırıyor. Mardin, ev mimarisinde Orta Anadolu’nun Kayseri ve Niğde şehirlerinde, daha geniş çaplı olarak da Güneydoğu Anadolu’da görülen ve kuzey Suriye ile benzer şeklinde tanımlanan taş mimarinin fazlasıyla görüldüğü önemli bir şehirdir. Bölgede birçok ocağı bulunan sarı kalker taşı, yapı üretimine hakim olmuştur ve ahşap yapılara kapı, asma kat, pencere gibi zorunlu kullanım alanları haricinde yer verilmemiştir.

Article Categories:
Yerler

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *