Malta’da Gezilecek Yerler

1 day ago written by

Sicilya’nın güneyinde Akdeniz’in masmavi suları ile çevrili olan Malta Adaları, büyüleyici bir mirasa ev sahipliği yapıyor. Tarihi birçok yapının kalıntıları ile eski bir tarihe sahip olan Malta, Kuzey Afrika etkileri altında kalmış çok kültürlü bir yer. Bugün konuşulan Malta dili, nispeten Arapça ve İtalyanca ile karıştırılmış bir dil. Güneş altında, palmiye ağaçlı caddeler ve pitoresk dağlık kasabalar, sakin liman ve balıkçı köyleri ile senkronize bir şekilde hayat buluyor. Başkent Valletta, yürüyerek keşfedebileceğiniz ideal bir metropol havasında şehir merkezi. Özellikle yabancı turistler başkent Valletta’ya otel konaklamaları, yeme-içme restoranları, tarihi mekânları ve kültürel etkinlikleri bakımından oldukça aşırı ilgi duyuyorlar. Liman karşısında yer alan Sliema bölgesi ise kültürel açıdan eğlenceli seçeneklerin olduğu canlı bir yerdir. Gozo ise sahillerinde dinlenme, şnorkel, tüplü dalış ve doğa yürüyüşleri için iyi bir yerdir. İlkbahar ve Sonbahar ayları Malta’yı ziyaret etmek için en iyi zaman aralığıdır. Sıcak yaz aylarında, Malta’nın köylerinde dini bayramlar ve açık hava konserleri düzenleniyor.

Malta Adası Gezilecek Yerler

 

Valletta

Malta’nın zarif başkenti Valletta, adanın önemli bir stratejik liman bölgesidir. 1530 yılında Malezya Krallığı tarafından Malta adalarına kabul görülen Avrupalı asil Malta Şövalyelerinin ihtişamını yansıtan Valletta, düzenli şehir planlaması, halka açık meydanları ve görkemli mimarileriyle 16. Yüzyıl döneminin en güzel örneklerine ev sahipliği yapıyor. Yürüyerek kolaylıkla gezebileceğiniz başkent Valletta, zengin yaldızlı dekorlara sahip kiliseler, muazzam işlemeli saraylar ve Malta Şövalyelerinin zaferlerini tasvir eden heykellerle dolu şirin bir ada şehri.

 

Gozo

Malta Adaları’nın  pastoral manzaralarına ev sahipliği yapan Gozo, sakin kasabaları ve el değmemiş plajları ile dinlendirici bir tatil deneyimi yaşamak isteyenlerin ilk tercih yerlerinden biri oluyor. Kültürel mekânların yanı sıra huzurlu bir deniz tatili ve su sporlarının aktif olarak yapıldığı Gozo Adası, daha az gelişmiş olmasına rağmen, ortaçağ kenti Victoria, kalabalık sahil beldesi Marsalforn ve Malta Adaları’nın en önemli arkeolojik alanı olan M.Ö 3500 yıllarına dayanan Ggantija Tapınakları Gozo’yu yerli ve yabancı turistler tarafından cazibe merkezi haline getiriyor. Gozo Adası, dünyaca ünlü Azure Penceresi ile bilinse de ne yazık ki geride bıraktığımız sene doğal bir afet sonucu parçalanan kayalık parçası bu manzaraya gölge düşürmüştür.

Mdina

Mdina şehri, büyüleyici bir peri masalı gibi. Ortaçağ kasabalarıyla bilinen Mdina, turistler için şehri ziyaret etmelerine yönelik pek çok şey vaat ediyor. Şehrin muazzam antik surlarını keşfetmek, yemyeşil tepelerinde yürüyüşe çıkmak ve labirent sokaklarını arşınlarken karşınıza her köşe başında çıkacak şirin evleri seyretmek burada mutlaka deneyimlenmesi gereken gezi aktivitelerinden sadece bir kaçıdır. Mdina’da görülecek en önemli yapılar arasında ünlü Malta’lı mimar Lorenzo Gafa tarafından tasarlanmış olan görkemli Barok mimari yapılı Saint  Paul Katedrali  yer almaktadır. Cömertçe dekore edilmiş katedral zarif bir kubbe, mermer sütunlar, yaldızlı ayrıntılar ve muhteşem tavan resimlerine sahip.

Rabat

Malta’da yer alan tüm tarihi yerlerin sanki ana çıkış noktası olan Rabat sizi her köşe başında hayretlere düşürecek mistik yapılarla karşılıyor. Mdina surlarının hemen dışında kalan komşu Rabat şehri daha az turistik yer olmasına karşın yine de keşfedilmesi gereken tarihi mekanlarla örtülü bir yerleşim bölgesini kucaklıyor. Örneğin Fransız kökenli soylu bir Malta ailesine ait 16. Yüzyıldan kalma Casa Bernard burada mutlaka görülmesi gereken yapılar arasında gelmektedir. Klasik dönemlerle ilgilenenler için Roma Villa ise kesinlikle görülmelidir. Akdeniz’in en eski mozaik örneklerine ev sahipliği yapan Rabat şehri, oldukça yetenekli ressam ve mimarlar tarafından inanılmaz bir işçilik sonucu ortaya çıkardıkları zarif işlemeleri yerli ve yabancı turistlere büyüler nitelikte sunmaktadır.

Marsaxlokk

Malta’nın simgeleşmiş yerlerinden biri olan Marsaxlokk  küçük bir balıkçı kasabası. İlginç bir bilgi olarak Osmanlı Malta Kuşatması’nda adaya buradan giriş yapmış. Tabii ki yine çok küçük ama gayet şirin bir kasaba. Özellikle suyun üzerinde yan yana duran onlarca renkli kayık fotoğraf açısından cidden çok şirin duruyor. Ayrıca Pazar günleri burada bir balık pazarı da kuruluyor. Diğer günler hediyelik eşyalar alabileceğiniz ufak bir pazar alanı da mevcut.

Saint John’s Co –Cathedral

 

Valletta’da bir tane dini yapı gezme hakkınız olacaksa onu da bu katedrali gezerek kullanmalısınız. Dışı Avrupa’da gördüğünüz diğer katedraller kadar ihtişamlı olmasa da içi bayağı şatafatlı olan bu katedralin bir diğer özelliği de içinde Caravaggio’nun iki tane önemli eserinin bulunması

Malta Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi

Valletta’nın en eski binalarından birinde yer alan Malta Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi, tahmin edeceğiniz üzere Malta’nın en önemli sanat koleksiyonuna sahip. Hem Maltalı hem de dünya çapında ünlü sanatçıların eserlerin görebileceğiniz müzede aynı zamanda İtalyan sanatçı Mattia Preti’nin eserlerinden oluşan en büyük eser koleksiyonu da yer alıyor.

Manoel Tiyatrosu

Avrupa’nın halen aktif olarak kullanılan en eski 3. tiyatrosu olduğu söylenen Manoel Theatre’da bir şeyler izlemek için vaktiniz olmasa bile mimarisi çok güzel olduğu için bizce şöyle bir içine girip bakınmak güzel bir fikir. Bina 1700’lü yıllarda inşa edilmiş. İçinde ayrıca ufak bir müze alanı olduğu için, bir oyun izlemeseniz bile içeriyi dolaşmak üzere girebilme şansınız var.

 

 

Article Categories:
Yerler

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *