Hong Kong Gezilecek Yerler Listesi

1 month ago written by

Hong Kong gezilecek yerler bakımından Asya‘nın en zengin yerlerinden bir tanesi. Çin’in güneyinde yer alan Hong Kong gezilecek yerler bakımından konuklarına oldukça özel seçenekler sunuyor.

 

Victoria Zirvesi

554 metre yüksekliğe sahip Victoria Zirvesi‘ne   günün hangi saatinde giderseniz gidin kent manzarasını tüm güzelliği ile izleme fırsatına sahip olabilirsiniz. Üstelik 30 yldan fazla süredir hizmette olan tramvay ile zirveye çıkarak ayrı bir heyecan yaşayabilirsiniz. Çünkü 396 metre yükseğe çıkarken tramvayın kullandığı hattın bazı noktalarındaki eğim farklılığı, “The Peak Tram Illusion” adı verilen bir durumun ortaya çıkmasına sebep oluyor. Tramvay ile Hong Kong Adası’nın batısında yer alan dağın üst kısmına ulaştığınızda sizleri Peak Tower karşılıyor. Restoranların, mağazaların ve eğlence alanlarının bulunduğu yapıda zaman geçirdikten sonra rotanızı Sky Terrace 428‘e çevirebilirsiniz.

 

Tian Tan Buddha

Dev boyutları ile dikkat çeken Tian Tan Buddha, 1990-1993 yılları arasında inşa edilmiş. 34 metrelik yüksekliğe sahip bronz heykel; Hong Kong’un istikrarını, Çin’in refahını ve dünyadaki barışı sembolize ediyor. Muk Yue Dağı’nın zirvesine görkem katan eser, ülke sınırları içerisindeki en büyük 5 Buda heykelinden biri olma özelliği taşıyor. Hatta dünyada Buda’yı oturur şekilde tasvir eden en yüksek heykel olduğu da söyleniyor. Tian Tan Buddha’nın hemen karşısında ise Po Lin Manastırı bulunuyor. 1924 yılından beri faaliyetlerini sürdüren manastır, en az heykel kadar gezginlerin ilgisini çekiyor. Halen büyüme aşamasında olan dini komplekse ilginin yüksek olmasında birbiri ardına inşa edilen yapıların payı hayli fazla.

 

Tsim Sha Tsui

 

Modern tarzdaki alışveriş merkezleri ve mağazalar ile dolu caddeler, Kowloon Yarımadası’nın güneyinde yer alan bölgeyi popüler bir cazibe merkezine dönüştürüyor. Manzara izlemek ya da alışveriş yapmak ile ilgilenmeyen gezginlerin ise sınırları içerisindeki müzeleri ve kültür merkezlerini ziyaret için bölgeyi gezi programlarına dâhil ediyor. Akşamları Uzak Doğu’ya özgü renkli atmosfere bürünen Tsim Sha Tsui’ye ulaştığınızda ilk olarak sahil yolunda yürüyebilirsiniz. Sonrasında Avenue of Stars‘a geçip Michelle Yeoh, Jackie Chan gibi Hong Konglu ünlü film yıldızlarına ait el izlerini arayabilirsiniz.

 

Ocean Park

 

Sevimli panda nüfusu ile Ocean Park, Hong Kong’un en popüler tema parkı olmayı sürdürüyor. 1977 yılında kapılarını ziyaretçilerine açan tema parkı, özellikle çocuklu ailelerin keyif dolu saatler geçirmelerine olanak sağlıyor. Rıhtımlar (Waterfronts) ve Zirve (Summit) isimli iki ana bölümden oluşan parkta, eğlence alanlarına ek olarak bir otel ile çok sayıda yeme-içme ve alışveriş mekânı bulunuyor.

Muhteşem Asya Hayvanları ve Aqua City, Ocean Park’ın ana girişinin hemen yanında yer alan Rıhtımlar’ın başlıca cazibe merkezlerini oluşturuyor. Bu kısımda ayrıca 400’den fazla türden 5000 balığa yuva olmuş dev boyutlu bir akvaryum ve Eski Hong Kong sizleri bekliyor.

Whiskers Limanı ise çocuklara hitap ediyor. Manzaralı bir teleferik yolculuğu sonrasında ulaşacağınız Zirve’de dilerseniz hız trenlerine binebilir veya anakaradan izler taşıyan akvaryum alanında vakit geçirebilirsiniz.

Disneyland Hong Kong

Hong Kong gezilecek yerler listenize dâhil edebileceğiniz diğer tema parkı ise Disneyland. Batı tarzı eğlence anlayışını Uzak Doğu’ya taşıyan tesis, aynı zamanda ikonik Ocean Park’ın en büyük rakibi konumunda olmayı sürdürüyor.

2005 yılında hizmet vermeye başlayan parkın içerisinde tamamen eğlenceye odaklı 7 bölüm bulunuyor. Konukların eşsiz deneyimler yaşayabilmeleri için tesis bünyesinde ayrıca farklı mutfak kültürlerine yoğunlaşmış yeme-içme alanları ile mağazalar faaliyet gösteriyor.

Disneyland Hong Kong, Amerika’daki tesislerin küçültülmüş versiyonu olarak varlığını sürdürüyor. Tabii Batı tarzına yoğunlaşırken yerel kültür de unutulmamış. Disney, burayı tasarlarken bir Feng Shui ustasından danışmanlık almış. Hatta ana girişin açısı bile buna göre ayarlanıp şanslı olduğuna inanılan “8” sayısına parkın her bölümünde bir şekilde yer verilmiş.

 

Temple Street Gece Pazarı

Pazar, Kowloon sınırları içerisinde yer alan Man Ming Caddesi ile Nanking Sokağı arasında kalan birkaç blokluk alanı kaplıyor. Tin Hau Tapınağı’nın adeta ikiye böldüğü pazarın kökeni ise 1920’li yıllara dayanıyor. O zamanlar yerel satıcılar, tapınaktaki din adamlarına ve öğrencilerine hizmet etmek için kentin bu kesiminde toplanmaya başlamış.

Otantik ürünlere ilgi duyan alışveriş tutkunlarına sayısız fırsat sunan Temple Street Gece Pazarı’nda, tek görebilecekleriniz satış yapılan tezgâhlarla sınırlı değil.

 

Ladies Market (Tung Choi Caddesi)

 

Sadece kadınlara özel ürünlerin satıldığı Ladies Market‘a da gezi programınızda yer verebilirsiniz. Herkesin kendisi için bir şeyler bulabileceği pazar alanında yüzden fazla tezgâh kuruluyor. Giyimden aksesuara, hediyelik eşyadan kozmetiğe kadar farklı kategorilere ait çeşitli ürünleri satin alabilirsiniz.

 

Man Mo Tapınağı

 

Hong Kong’un en eski dini yapılarından biri olan Man Mo Tapınağı, edebiyat (Man) ve savaş (Mo) tanrılarına adanmış. Yapımı Çin Hanedanı’nın ülkeye egemen olduğu 1847’de yapımı gerçekleştirilen tapınak, Taoizm’i seçen bireyler arasında kısa sürede önemli bir ibadet yeri haline gelmiş.

Çinli tüccarlar tarafından yaptırılan dini yapı, bir dönemse Çin hükumeti ile sömürgeciler arasındaki anlaşmazlıkları çözmek için tahkim mahkemesi olarak kullanılmış.

Man Mo Tapınağı, ibadete açılmasının üzerinden 150 yılı aşkın süre geçmesine rağmen hala ilk günkü mistik havasını koruyor. Girişindeki yaldızlı 4 levha, Taocu tapınağın yapılış amacına ve içerideyken uyulması gereken kurallara vurgu yapıyor.

Avenue of Stars

Avenue of Stars, görünüm açısından Los Angeles’daki Hollywood Bulvarı’nı çağrıştırıyor.

Burası da tıpkı Amerika’daki benzeri gibi Hong Kong film endüstrisine ve onun yıldızlarına adanmış. Bulvarın dört bir yanında yıldızların el izlerini taşıyan levhaları, heykelleri ve bilgilendirme panolarını görebilirsiniz.

Avenue of Stars, Mimar James Corner’ın tasarımına bağlı kalınarak gerçekleştirilen 3 yıllık bir yenileme sürecinin ardından yeniden ziyarete açılmış durumda.

Yenileme sürecinde bulvarda hem yeşil alan hem de oturma yeri sayısı artırılmış. Yenileme süreci teknolojik anlamda da bölgeye farklılık katmış. Artık gezginler 107 el izi levhasından herhangi biri hakkında bilgi edinmek istediklerinde QR kodlarından faydalanabiliyor. Hatta artırılmış gerçeklik teknolojisi sayesinde hayranları Bruce Lee ve Anita Mui‘ye ait heykeller ile etkileşime girebiliyor.

Hong Kong Park

 

Hong Kong Park  Kuş gözleminden ve yemyeşil bir atmosferde huzurlu saatler geçirmekten hoşlanan gezginlerin Hong Kong gezilecek yerler listelerinin vazgeçilmezlerinden biri olan park, 1991 yılında Victoria Kışlası’nın yerine inşa edilmiş. Parkın içerisindeki teraslı yeşil alanlar, ağaçların çevrelediği yürüyüş yolları ile birbirlerine bağlanmış. Central ile Admiralty arasında yer alan Hong Kong Park, bünyesindeki olanaklarla ailelere de keyifli vakit geçirmek imkânı veriyor. Yoğun ilgi gören kuş gözlem evi, parkın göz bebeği olarak anılıyor.

 

 Wong Tai Sin Tapınağı

Yerel halkın bir kısmı buraya dua etmek için gelirken bazıları gelecekte onları nelerin beklediği hakkında bilgi almaya çalışıyor. Gezginler ise Heng Shan‘da ilahi güce ulaştığına inanılan Wong Tai Sin‘e adanmış tapınağı, mistik havasını solumak ve birbirinden güzel binalarını görmek için ziyaret ediyor.

Wong Tai Sin Tapınağı, Taocu papaz Liang Ren-a’nın 1915 yılında Guangdong’dan Hong Kong’a kadar taşıdığı Wong Wong’un kutsal resmine ev sahipliği yapıyor.

Tapınak, aynı zamanda Feng Shui meraklıları içinde ayrı bir öneme sahip. Çünkü tapınağın parçalarını oluşturan yapılardan her biri, bu öğretinin beş jeomantik unsurunu temsil ediyor.

Lan Kwai Fong

 

Günümüze kadar uzanan 30 yıldan fazla süre boyunca bu mekânın çevresinde yeni eğlence yerlerinin faaliyet göstermeye başlaması sayesinde cadde, dünya çapında popüler hale gelmiş.

Lan Kwai Fong üzerinde 90’dan fazla restoran ve bar bulunuyor. Hong Kong sinema sektörünün önemli isimleri de bu mekânları sık sık ziyaret ediyor. Cadde, yıl içerisinde karnavallara ve büyük festivallere ev sahipliği yapıyor. En renkli atmosfere ise Cadılar Bayramı, Noel ve Yeni Yıl kutlamaları esnasında bürünüyor.

 

Hong Kong Tarihi Müzesi

 

 

1975 yılında kurulan Hong Kong Tarihi Müzesi, birbirinden değerli parçalardan oluşan görkemli koleksiyonlarıyla adanın binlerce yıllık tarihine ışık tutuyor.

Üstelik kültürel tesis, sadece bölgenin tarihi ve kültürü hakkında bilgi kaynağı olmakla yetinmiyor. Müze, aynı zamanda Hong Kong’un kendi hikâyesini nasıl tanımlamaya ve dünyaya sunmaya çalıştığına da açıklık getiriyor.

Hong Kong Tarihi Müzesi’ni ziyaret ettiğinizde, ilk önce tarih öncesi dönemlere odaklanan bölümleri gezmenizi öneririm. Zira adanın tarih sahnesine çıktığı dönemlerden 1997’de Çin hâkimiyetine geçmesine kadar uzanan süreçteki gelişimini tam olarak anlamak için en doğru yöntem, koleksiyonları kronolojik sırayla incelemekten geçiyor.

Lantau’da zaman geçirirken listede şimdiye kadar sizlere anlattığım mekânları gezdikten sonra yunus gözlem turlarına katılabilirsiniz. Daha da güzeli, Tai O‘ya gidip damak çatlatan lezzetlerin tadına bakıp bol bol fotoğraf çekebilirsiniz.

Lantau Adası’na gitmek için iki farklı yöntem arasından seçiminizi yapabilirsiniz. Eğer kısa sürede adaya ulaşmak gibi bir niyetiniz varsa Kowloon’dan kalkan trenlere veya otobüslere binebilirsiniz.

 

Kowloon Park

 

Tsim Sha Tsui’nin kalbinde yer alan Kowloon Park, yerel halkın hareketli kent yaşamından kısa süre için de olsa uzaklaşmak amacıyla sık ziyaret ettikleri kaçış noktalarından bir tanesi.

13,5 hektarlık alanı kaplayan klasik Çin stilindeki park, İngiliz ordusuna bağlı bir alayın kullandığı kışlanın yerine inşa edilmiş. Banyan ağaçları ile kaplı parkta zaman geçirirken rengârenk çiçeklerle süslü bahçeleri, fıskiyeleri, flamingo sürülerini  görebilirsiniz.

Kowloon Park bünyesinde kentin geçmişi ile ilgili sergilere ev sahipliği yapan Hong Kong Heritage Discovery Center faaliyet gösteriyor. Haftanın altı günü ayrıca kuş gözlem evi de ilgiden nasibini fazlasıyla alıyor. Tabi parkın önemli bölümlerinden bir tanesi de bünyesinde yer alan Mescid ve İslam Kültür Merkezi.

Pazar günleri 14.30’dan sonra ise park daha hareketli ve eğlenceli bir atmosfere bürünüyor. Çünkü parkın Heykel Sokağı adlı bölümünde bulunan Kung Fu Köşesi’nde dövüş sanatları gösterileri ve ejderha dansları yapılıyor.

 

 Nathan Caddesi

 

Kowloon Park’ta yeterince vakit geçirdikten sonra rotanızı neon ışıklı tabelalarıyla New York’taki Times Meydanı’nın Uzak Doğu versiyonunu anımsatan Nathan Caddesi‘ne çevirebilirsiniz.

Hong Kong’un tek Yahudi valisi Matthew Nathan’ın adını taşıyan 3,6 kilometre uzunluğundaki cadde; dev boyutlu alışveriş merkezleri, mağazalar, kafeler ve restoranlarla dolu. Tabii cadde boyunca yürürken ilginizi çekebilecek daha pek çok şey de bulabilirsiniz.

 

Po Lin Manastırı

Hong Kong’da Budistler’in kullanımına açılmış en büyük dini yapı olan Po Lin Manastırı’na girmeden önce gezginler iki gösterişli kapıdan geçiyor. Manastırda misafirleri karşılama görevini ise Skanda Bodhisattva isimli salon üstleniyor. Bu yapının ardından manastırın ana yapısını ziyarete ederek gezintinize devam edebilirsiniz. Sonra da 10.000 Buda’nın Büyük Salonu‘na yönelebilirsiniz.

 

 

Madame Tussauds Müzesi

Müzeyi ziyaret ettiğinizde çeşitli alanlarda başarılı kariyerlere sahip olmuş ünlü simaların balmumu heykellerini görebilirsiniz. Daha da önemlisi ise burada yerel yıldızların birebir kopyaları niteliğindeki heykellere yakın olabilir ve onlarla fotoğraf çektirebilirsiniz. Hong Kong’daki Madame Tussauds Müzesi’nde özellikle Jackie Chan, Andy Lau, Michelle Yeoh, Aaron Kwok ve Cecilia Cheung heykelleri büyük ilgi görüyor.

 

A Symphony of Lights

 

2004 yılından bu yana her gece gerçekleştirilen ışık şovu, gökdelenlerle dolu Victoria Limanı’nın görünümünü çok daha etkileyici hale getiriyor. Gösteri, her akşam saat 20.00‘da gerçekleştiriliyor ve yaklaşık 10 dakika sürüyor. Kowloon sahildeki saat kulesi civarı, A Symphony of Lights’ı izlemek için en ideal yer olarak anılıyor. Gösteriye ayrı bir boyut katan müziği dinlemek içinse dilerseniz Tsim Sha Tsui’deki kültür merkezine ya da Wan Chai’deki Golden Bauhinia Square’a gidebilirsiniz.

Article Categories:
Yerler

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *