Budapeşte Gezilecek Yerler

3 weeks ago written by

Budapeşte Macaristan‘ın başkentidir.

Tarihi M.Ö 1000’li yıllara kadar uzanan şehir çok zengin bir tarihe sahiptir.
9002lü yıllarda bölgeye gelen Macar kabileleri bu bölgede Macar Krallığı‘nı kurmuştur.
Termal kaynakları nedeniyle ”Hmamlar şehri” olarak ta biline Budapeşte 2. Dünya Savaşı‘nda Naziler‘in daha sonrada Sovyetlerin etkisinde kalmış olsa da kültürel birikimini muhafaza etmeyi başarmıştır.


Budapeşte 1873’te Pest, Buda ve Obuda birleşene kadar ortada yoktu. Danube’ye yapılan bir köprü sayesinde bu karar da verilmiş oldu. Budapeşte 17 Kasım 1873’te Buda, Pest ve Obuda’nın resmi olarak birleşmesiyle tek bir şehir haline geldi. Bunda en büyük pay Szechenyi lanchid, yani Zincir Köprü’ye ait.

Budapeşte Gezilecek yerler

BUDA KALESİ
Buda Kalesi, ilk olarak 1265 yılında inşa edilmiş. Ancak günümüzdeki Barok mimarinin öne çıktığı şeklini ağırlıklı olarak 1749-1769 arasındaki yeniden yapım çalışmaları sonucunda kazanmış.
Buda Kalesi’nin kraliyet sarayında da koleksiyonlar bulunuyor. Bu saray 18.yy’da Maria Theresa’nın hükümdarlığı zamanında Gotik bir saray olarak inşa edildi. 19. yüzyılda büyük ölçüde genişleyerek bir çok ek binalar eklenmiş. 2. Dünya Savaşında tamamen yok edildikten sonra 1950’lerde tekrar yapıldı.

PARLAMENTO BİNASI

Almanya ve İngiltere’de bulunanlarından ardından büyüklük bakımından Avrupa’nın üçüncü sırasında bulunan Budapeşte Parlamento Binası, neo-gotik tarzının en önemli yapıtlarından biri olarak görülüyor.
Tuna Nehri’ne bakan Budapeşte Parlamento Binası’nın inşası, 1902 yılında bitirilmiş.
Parlamento binası hafta içi her gün yaz döneminde 08.00-18.00, kış döneminde ise 08.00-16.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

Budapeşte Kahramanlar Meydanı

Kahramanlar Meydanı (Heroes Square), Budapeşte‘nin büyük meydanlarından bir tanesidir. Macarca Hösök Tere olarak telaffuz edilmektedir. İsminden de anlaşılacağı üzere meydanda, Macar ve diğer önemli ulusların liderleri ve kahramanlarının heykelleri bulunuyor.

Meydan Andrassy Caddesinin bitiminde bulunuyor. Ayrıca şehir parkı olarak bilinen City Park (Varosliget) bu meydanın hemen arkasında konumlanmaktadır.

Meydanın hemen solunda Güzel Sanatlar Müzesi, sağında ise Sanat Sarayı yer almaktadır. Meydan Macarlar ve Macar tarihi açısından oldukça önemlidir. Birçok siyasi ve politik olaya ev sahipliği yapmıştır. Heykellerin mimarı ise Lendava’dan Zala György’dir.

Aziz Stefan Bazilikası

1851 yılında temeli atılan yapının inşaası 50 yıl sürmüş. Bu kadar uzun sürmesinin sebebi yapım aşamasındayken kubbesinin çökmesiyle sil baştan yeniden yapılmış olmasıdır. Aziz Stefan Bazilikası, Budapeşte’deki en büyük yapı ve en büyük kilise olma ünvanını taşımaktadır. 9,5 ton ağırlığındaki Bazilika’nın çanı ülkedeki en büyük çandır. Papanın emriyle bazilika olan kilise önceleri katedral olarak hizmet vermekteydi. Neo-rönesans tarzında inşa edilmiştir. Ayrıca Aziz Stephen Bazilikası’ndan Budapeşte’yi 364 basamak yüksekten izleme imkânına sahip olabiliyorsunuz.

Macaristan’daki devlet ve din ayrımını sembolize eden kilise 96 metre yüksekliktedir ve Macaristan Parlemento Binası ile aynı yüksekliğe sahiptir. İsminden de anlaşılacağı gibi Kral Stephen ülkenin tarihinde çok değerli bir liderdir. Ve onun adı şehrin en büyük yapısında yaşatılmaktadır.

Zincir Köprü

Kentin iki yakası arasında geçiş yapılabilmesine olanak veren ilk bağlantı noktası konumundaki Zincirli Köprü, Clark Adam ve Szechenyi Istvan meydanları arasına 1840-1849 yılları arasında inşa edilmiş. Tasarımını İngiliz William Clark’ın, inşa sürecini ise İskoç Adam Clark’ın üstlendiği köprü, 2. Dünya Savaşı’nda ağır hasar alınca 1949 yılına kadar süren yeniden yapım sürecine girmiş.

Mimari özellikleri bakımından Thames Nehri üzerindeki Marlow Köprüsü’ne benzeyen yapının her iki yakadaki girişlerini etkileyici aslan heykelleri süslüyor. Zaman içerisinde inşasını üstlenen mühendisle ilgili hikâyelerin ortaya çıkmasına neden olan bu heykeller dışında köprünün sunduğu kent manzarası da görülmeye değer.

Gellert Tepesi

Deniz seviyesinden 235 metre yükseklikte bulunan Gellert Tepesi, Budapeşte’ye gelen herkesin mutlaka uğraması gereken bir nokta. Muhteşem Tuna Nehri manzarası ile günün her saati ziyaretçi patlaması yaşayan tepe, özellikle şehrin ışıklarının yanmaya başladığı akşamüstü saatlerinde görsel şölen yaşatıyor. Tuna’nın ikiye ayırdığı şehri anlamak, kuş bakışı seyretmek ve doyumsuz manzaraya karşı keyif yapmak için tepeye mutlaka en az bir saat zaman ayırın. Tepe, ismini 1046 yılında yaşanan Pagan İsyanı’nda bir varilin içine konularak aşağıya yuvarlanarak öldürülen Aziz Gellert’ten alıyor. Aziz Gellert Macarları Hristiyanlıkla tanıştıran isim. Geçmişte üzüm bağları ile kaplı bölge, günümüzde büyük bahçeli muhteşem ev ve villaların olduğu, gelir düzeyi yüksek kişilerin oturduğu bir konumda.

Balıkçılar Tabyası

Balıkçılar Burcu, Balıkçılar Tabyası gibi isimlerle de anılan Fisherman’s Bastion, Budapeşte’de en çok ziyaret edilen ve manzarasıyla ünlü yerlerden biri. Macar devletinin 1000. kuruluş yıldönümü anısına inşa edilen Balıkçı Tabyası, 1902 yılında tamamlandı. Orijinal ismi Halaszbastya olan tabyada Macaristan’ı kuran 7 kavmi simgeleyen 7 kule bulunuyor. İçerisinde Matthias Kilisesi ile birlikte birkaç meydan ve simgesel yapıyı bulunduran tabyanın surları, günün her saati ziyaretçi ve sokak müzisyenleri ile dolup taşıyor.

Matthias Kilisesi

Kale Tepesi’ndeki Trinity Meydanı üzerindeki Matthias Kilisesi, hareketli geçmişi ve göz alıcı mimarisi nedeniyle gezginlerin Budapeşte gezilecek yerler listelerinde kendisine yer buluyor. Adını, 15. yüzyılın ikinci yarısında hüküm süren ilerici ve sanat düşkünü kraldan alan dini yapı, ilk olarak 1255’te inşa edilmiş. Ancak günümüzdeki görünümüne 19. yüzyılın sonlarında kavuşmuş.

Buda’nın en eski yapılarından birisi olan kilise, Osmanlı tarafından camiye çevrildiği dönem dışında kral ve kraliçelerin taç giyme törenlerine ev sahipliği yapmış. Duvarları ünlü Macar ressamlar tarafından yaratılan pek çok freskle süslü dini yapı, yılın belirli dönemlerinde müzikal organizasyonlara ev sahipliği yapıyor.

Vaci (Utca) Caddesi

Budapeşte’nin turistik merkezi olan Vaci Caddesi, Büyük Market’ten başlayıp Vörösmarty Meydanı’na kadar uzayan bir bölümden oluşuyor. Cadde boyunca ünlü markalara ait mağazalar, kafe ve restoranlar, iş merkezleri ve fast food restoranları sıralanıyor. Orta Avrupa’nın en ünlü caddeleri arasında sayılan Vaci Utca, şehre gelen her ziyaretçinin en az bir defa uğradığı bir yer. Her türlü alışveriş ve yeme-içme ihtiyacı için bu caddeye gelebilirsiniz. Cadde üzerinde bulunan Burger King, hem ücretsiz internet hem de uygun fiyatlı menüleriyle bizim birkaç defa oturduğumuz bir yer oldu.

Vajdahunyad Kalesi
Tıpkı Kahramanlar Meydanı gibi 1000 yıl kutlamaları çerçevesinde mukavva ve ahşap malzeme kullanılarak inşa edilen Vajdahunyad Kalesi, başlarda geçici bir esermiş. Ancak Romanya’daki aynı adlı kalenin bire bir kopyası olan dev boyutlu maket çok fazla ilgi görünce 1904-1908 yılları arasında şimdiki görünümünü kazandığı inşa sürecine alınmış.

Çeşitli mimari tarzların tasarımında başarıyla harmanlandığı kalenin içerisinde günümüzde Avrupa’nın en büyük tarım temalı müzesi faaliyet gösteriyor. Ön tarafında deniz bisikleti kiralayarak gezebileceğiniz bir gölet bulunan ikonik yapı ayrıca her yıl Yaz Müzik Festivali’ne ve Noel Pazarı’na ev sahipliği yapıyor.

Aziz Istvan Bazilikası

Macaristan’da bulunan en büyük çana sahip bazilika için şehrin en önemli ibadethanesi denebilir. Turist ziyaretine açık olan bazilikanın içini küçük bir ücret karşılığında gezebilir ve kulesinden şehri seyredebilirsiniz. Budapeşte’de ne yenir diyorsanız, bazilikanın etrafında bulunan restoranlarda yerel yemekleri tadabilirsiniz.

Opera Binası

1875’te başlayan inşa süreci 1884’te tamamlanan Opera Binası, Aziz Stefan Bazilikası’nın tamamlanmasında büyük payı olan Miklos Ybl’ın imzasını taşıyor. Ünlü mimar binayı tasarlarken Neo-Rönesans üslubuna ağırlık verirken, binanın görkemini arttırmak için yer yer Barok unsurlar kullanmış.

Aralarında Verdi, Mozart, Tchaikovsky ve Beethoven’ın da bulunduğu 16 büyük bestecinin heykelleriyle süslenmiş tarihi yapının salonunun tavanında Yunan Mitolojisi’ndeki tanrıları tasvir eden görkemli bir fresk yer alıyor.

Bu güzel ve kültür dolu binanın salon bölümü ne yazık ki modernleştirme çalışmaları nedeniyle şu an kapalı durumda. 2019 yılının ilk periyodunda tekrardan faaliyete geçmesi planlanan salonda performans sergileyen ulusal opera topluluğu ise geçici olarak Erkel Tiyatrosu’nda aktivitelerini sürdürüyor. Salonu kapalı olmasına rağmen binada rehberli turlar düzenlenmeye devam ediyor.

Tuna Kıyısındaki Ayakkabılar
Budapeşte gezilecek yerler listenize almanızı önereceğim son mekan, 2005’te Macar Heykeltıraş Gyula Pauer’in yakın arkadaşı Can Togay ile birlikte yarattıkları Tuna Kıyısındaki Ayakkabılar. Budapeşte Parlamento Binası’nın Tuna’ya bakan kısmında yer alan ve 60 çift demir ayakkabıdan oluşan eser, 1944-1945 yılları arasında Nazi askerleri tarafından öldürülen Budapeşteli Yahudiler’i sembolize ediyor.

Her bir çift ayakkabı tasarlanırken, 1940’lı yıllarda kullanılan modeller esas alınmış. Çiçek bırakmanın veya mum yakmanın adet haline geldiği anıt özellikle akşam saatlerinde çok çarpıcı bir görünüme kavuşuyor.

Article Categories:
Yerler

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *